Kültür sanatın canlandırıcı etkisi

Next Post

Kültür sanatın canlandırıcı etkisi

Gayrimenkul Türkiye dergisi ile kurucumuz Hakan Habif ve Akasya AVM pazarlama müdürü Alev Rutkay ile yapılan söyleşinin, Gayrimenkul Türkiye dergisinin Mart-Nisan 2018 sayısından derlenmiştir.

Röportajda bahsi geçen Akasya Kültür Sanat Merkezi projesine buradan, Gayrimenkul Türkiye dergisindeki yayına buradan erişebilirsiniz.

Akasya Acıbadem Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin içinde bir kültür ve sanat mekanı olarak oluşturulmuş Akasya Kültür Sanat (AKS), 2016’nın Haziran ayından beri kültür sanat organizasyonlarının yanı sıra çağdaş sanat sergilerine ve söyleşilere ev sahipliği yapıyor. Projeyi, Akasya Pazarlama Müdürü Alev Rutkay ve Habif Mimarlık’tan Hakan Habif’ten dinledik.

GMTR: Projenin gündeme gelişinden bahsedebilir misiniz?

ALEV RUTKAY: Proje en başından beri aklımızdaydı, projeyi başlatmaya 2016 basında karar verdik ve son- rasında çok hızlı bir süreç geçirdik. Hakan Bey de bu süreçte tüm taleplerimizi eksik- siz yerine getirdi ve Akasya Kültür Sanat’ın perdelerini Haziran 2016’da açtık. Bu, 4. sezonumuz. 160 kişilik bir salonumuz var. Zengin içerikli ve sıcak, seyircilerimizin sahnedeki sanatçılarla “biz bize” oldukları interaktif, samimi ve sıcak bir ortam yaratmaya çalıştık. Umarım seyircilerimizin desteği ile önümüzdeki yıllarda başarılarımız katlanarak devam eder.

GMTR: Şimdiye kadar kimler sahne aldı burada?

AR: Ferhan Şensoy, Haldun Dormen, Sunay Akın, Sumru Yavrucak gibi Türk tiyatrosu ustalarının yanı sıra Mor ve Ötesi, Özdemir Erdoğan, Baba Zula gibi geniş bir yelpazede sanatçıların sahne aldığı akustik dinletiler gerçekleşti ve gerçekleşmeye de devam edecek. Aynı zamanda 15 günde bir çocuk tiyatrolarımız oluyor. Geniş bir seçki sahneye koymak istiyoruz. Mayıs ayından itibaren de yine düzenli olarak, AKS Çocuk ve Yetişkin atölyelerimiz başlayacak.

GMTR: Buraya Akasya’nın içinden, farklı bir geçişten geçilerek erişiliyor.

HAKAN HABİF: Bina yapıldığında AVM ve konutlar faaliyete geçmişti. Mevcut binaların ortasında bir teras vardı, bu yapı da terasın üstüne yapıldı. Binanın bitmesi ile dönüştürülmesi arasında çok kısa bir süre var. Hemen karar alındı ve dönüştürüldü. AR: Dediğim gibi Akasya 2014’te kapılarını açtı. 2016 Haziran’da kapılarını açan AKS’yi ise bu boş alana projelendirdik. Sıfırdan bir yer yaptık. Genellikle sergi ve galeri amaçlı kullanıyoruz çünkü kolonsuz, yekpare bir alan. Alt katı da tiyatro, akustik dinletiler gibi projeler için kullanıyoruz ama gerektiği zaman iki katı da dönüştürüp sergi amaçlı kullanabiliyoruz. Dolayısıyla çok fonksiyonlu bir alan oldu burası, projeye göre anında değiştirebileceğimiz ve kurgulayabileceğimiz bir alana dönüştü. Bizim için çok uygulanabilir oldu. Akasya’nın içinde girişimiz sinema katından sağlanıyor. Bu katın adını da “Kültür ve Sanat Katı”
olarak değiştirdik. Dolayısıyla sinemaya gelenler de AKS’nin girişini görebiliyorlar. Bilet satışlarımız da zemin katta bulunan AKS gişesinden ve Biletix kanallarından temin edilebiliyor. Akasya’nın içinde de, misafirlerimizin programlarımızı görebile- cekleri alanlar var ve bu şekilde de temasa geçip AKS’ye rahatlıkla ulaşabiliyorlar.

GMTR: Alışveriş merkezlerininin en bü- yük eksiklerinden birisi bu tür faaliyetlere yeteri kadar yer vermiyor olmaları. Bu anlamda nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
AR: Çok güzel geri dönüşler oluyor. Çünkü Anadolu Yakası’nda kültür ve sanat mekanları çok kısıtlı, Avrupa Yakası daha şanslı bu konuda. Bir alışveriş merkezinde böyle bir imkanın olması gelen misafirlerimizi gerçekten sevindiriyor. Bu ülkenin kültür sanata çok ihtiyacı var. Bu ihtiyacı biraz olsun karşıladığımızı düşünmek bile bizi mutlu ediyor. Gelen müşterilerin talepleri ve öngörüleri de zaten bu şekilde. Dolayısıyla en iyi programı, en iyi etkinlikleri misafirlerimiz ile paylaşmak istiyoruz.

AVM’ler, insanlar için bir buluşma ve sosyalleşme noktası. Dolayısıyla alışveriş dışında kültür-sanata da vakit ayırabile- cekleri mekanlar, markanızı farklılaştırı- yor. AKS bizim yan markamız diyebiliriz. Bu fikri hayata geçirmemizdeki en büyük etken de markamıza çok sağlam katkı- da bulunacağına inanmamızdır. Böyle bir katkıda bulunduğumuz için de gurur duyuyoruz.

GMTR: Ek yapının ağırlığı aşağıya nasıl aktarıldı?
HH: Tamamıyla çelik, kolonlar alttaki taşıyıcı kolonların üzerine getirildi. Zaten sürecin zorlu kısmı oydu ondan sonraki kısmı daha kolaydı. Daha hafif cephe kaplamaları kullanıldı, mevcut cephe ve kuvvetli karakteri olan camın devamında bu geliyor.Tabii siz dışarıdan göremiyorsunuz, fakat tüm binalar görüyor ve algılıyor. Dolayısıyla çatısının nasıl olacağı, o cam strüktürden sonrasının nasıl devam edeceği, en zorlayıcı kısmı oldu. Yağmura göre, günün belli saatlerine göre cephenin renk değiştirmesi de konuşuldu. AVM’nin içinden değil ama ofis bloklarından ve konut tarafından algılanabilen bir yapı oldu.

GMTR: Dolayısıyla sizin göreviniz bir mi- mar olarak var olan bir mimariye uyumlu bir yer tasarlamak olmuş.
HH: Hikayenin devamı oldu. Dediğim gibi, kuvvetli bir iki noktası vardı ve de çok da vurgulanıyordu ilk açıldığında. Tabii ki bir mekanı bir haf- tada böyle bir tiyatro ve dinleti salonuna, performans odacığına dönüştürürken biz de çok şey öğrendik.

Next Post Share:

More Posts